Aşk üzerine yazılan yazıların ucu bucağı yoktur. Her dileyen, bu duyguyu ruhunda hisseden mutlaka bir şeyler karalamıştır. Edebi olanları olmayanları, ebedi olanları, olmayanları aklınıza her türlüsü gelebilir. Aslında duyguların yazıya dökülmesi ifade edilmesinin zorluğundan da ileri gelir. Kimisi için duygularından bahsetmek seslendirmek zordur. Yazmak en basit kaçış yolu. Peki ben ne yazacağım acaba ? Bunu bende merak etmiyor değilim. O yüzden planlamadan içimden geldiği gibi akıp gidecek satırlar. Eğer kopukluk, anlam karmaşası olursa şimiden affola
Güncem’e Düşenler – 2
Biraz Saygı
Değişim. Son 10 aylık süreçte hayatımda kişiliğimde birçok değişimi bende hayretler içerisinde izledim. Bunda sevdiceğimin büyük bir etkisi olduğu ortada. Ama bunun dışında düşüncelerimde artık daha da kesinleşen yargılarımın olması, eskiye nazaranla değer verdiğim olgulara yapılan hakaretlere tahammülsüzlüğüm hat safhada. Her zaman şunu bilir şunu söylerim, ne olursa olsun, inanmadığım benimsemediğim bir düşünce için dahi olsa yorum yapmama taraftarıyım. Çünkü ben inanmıyorum diye yanlış, hatalı olmayacak ve en nihayetinde birileri için önem arzeden şeyler olabilecek. Bu noktada saygı çerçevesine dikkat edilmesi gerektiği kanısındayım.
Bir Varmış, Bir Yokmuş, Bir Küçük Kız Merhaba Demiş
Baharın en güzel günlerinden, Mayıs’ın 17′si bugün. Birçok kişi için sıradan, kimileri içinde yaşama merhaba dedikleri unutulmaz bir gün. Bu kişiler arasında öyle birisi varki; benim için anlamını ifade etmek, satırlara dökmek gerçekten çok zor. Anlamsızlıklarımı anlamlandıran, setleri kaldıran, hayat yolculuğunu çekilesi kılan Sevdiceğimin doğum günü bugüm.
İnsan hergün yeni bir tesadüf ve mucize ile karşılaşmaz. Heleki mucizeler öyle gün aşırı kapınızı çalmaz. Benimde kapımı en son sekiz ay önce çaldı bir mucize. Ve söylemeliyimki, o en güzel tesadüf. Hayatıma dahil olduğu andan itibaren herşeyi yaşanılası kılan, gülümsemelerime, sevinçlerime sebep olan, peşinden koşmaktan vazgeçtiğim umutlarımı canlandıran canım SEVGİLİ(m); HOŞGELDİN…








