Aşk üzerine yazılan yazıların ucu bucağı yoktur. Her dileyen, bu duyguyu ruhunda hisseden mutlaka bir şeyler karalamıştır. Edebi olanları olmayanları, ebedi olanları, olmayanları aklınıza her türlüsü gelebilir. Aslında duyguların yazıya dökülmesi ifade edilmesinin zorluğundan da ileri gelir. Kimisi için duygularından bahsetmek seslendirmek zordur. Yazmak en basit kaçış yolu. Peki ben ne yazacağım acaba ? Bunu bende merak etmiyor değilim. O yüzden planlamadan içimden geldiği gibi akıp gidecek satırlar. Eğer kopukluk, anlam karmaşası olursa şimiden affola 🙂

Sevgiye ve aşka hep bir meziyet gözü ile bakıyorum. Çünkü bu sizin içinizde olmalı. Öyle sonradan genlerinize, ruhunuza eklenebilecek bir his değil. Veyahut ben yaptım oldu diyebileceğiniz. Birde şu nokta var tabiki, insan tüm duygulara sahip, merhamet, kıskançlık, nefret, sevgi, öfke, kin, aşk… Ama insanlardaki yoğunluğu farklı işte. Kimi buluttan nem kapıp herşeye öfkelenirken, kimisi en ufak bir kızgınlık belirtisi göstermez, her ne olursa olsun. İşte bu sebeple aşk ve sevgi meziyet benim için. Her yiğidin harcı değil.

Hayatın hep ayrıntılarda gizli olduğunu hissettiğim ve bu ayrıntıları keşfetmeyi sevdiğim için, aşktada ayrıntıların önemi çok büyük. Aşkın kuralı yok deselerde, aslında söylenmeyen dile gelmeyen bir çok kuralı var. Belki kurallaştıran biziz fakat sonuç itibari ile, aşk insanların yaşadıkları ile şekillenen bir duygu. Bunun en iyisini ben bilirim gibi bir düşünce, koca bir yalandan başka bir anlam ifade etmeyecektir. Aşk, bu hissi duyduğunuz kişi veya herhangi bir şey ile aranızda imzalanan bir gizli sözleşmede saklıdır. O sözleşme sizi birbirinize bağlar. Bu sözleşmeden hiç bahsedilmez aslında. Çünkü büyüsü bozulur somut bir hal alır duygular.

Aşkın ayrıntıların da neler bulur peki insan ? Böyle bir genelleme yapmayacağım. Çünkü kişinin algıları ve hassasiyeti ile doğru orantılı bu ayrıntılar. Davranışlardan tutunda hislerinize kadar her konuda hassasiyet gösterebilir, öncelikle önem arz eden noktalar bulunabilir. Ama şu bir gerçektir ki özel olma hissi. Karşınızdaki kişi için özel olduğunuzu bilmek ve bunu hissedebilmek. Hitapdan tutunda, sizin için beslenilen duygulara kadar. Size, sizi ifade edişi, bakışı, kendi duygularını dile getirişi, yanınızda değilken bile sizinle oluşu, maddi manevi hayatınızdaki yeri. Bir çok şey sayabiliriz. Özellikle hitaplar konusunda çok hassasım. Bu konuda takıntılı bile denebilir belki benim için. Ama bu değişmeyecek bir kural olmuş hayatımda. Çünkü sevdiğim insan dışındaki kişilere olan hitaplarımda özenli olmam gerektiğini düşünürüm. Aynı hassasiyetide hep beklemişimdir. “-cığım, -ciğim” li biten hitaplar gerçekten beni çileden çıkarır. Ki bir çoğumuzun hassas olduğu bir davranış mutlaka vardır. Herhangi bir kişi yapsa umursamasanızda, sevgi duyduğunuz kişinin yapmasından hoşlanmayacağınız şeyler olabilir.

Tüm bunlara rağmen, farklı noktalarda olsa aşk bu farklılıkları azaltan bir duygu. Ki takıldığınız noktalar tamamen özel olma hissiyatı ile oluşuyor diye düşünüyorum. Bunları atlatmak içinde özveri ve dikkat herşeyi çözecektir.