Yazmak isteyip aklımda zihnimde dolanan sözcüklerle savaşa durayım, herşey karmaşık bu aralar. Devamlı bir yazma isteği ama bir türlü başlayamama sorunu benimkisi. Belki laf salatası yapacağım endişesi ve korkusu. Yoğun duyguların içinde kıvrınıp durmanın sonucu hepsi sanırım. O yüzden bu yazıda aklıma düşen, canımı sıkan konular hakkında birkaç satır dile getirmek istiyorum.

– Eleştiri yaparken objektif ve tarafsız olmalı insan. Bilmediği bir konuda eleştirmemeli. Heleki karşıdaki kişinin değerleri söz konusu ise. Siz inanmıyorsunuz diye ağzınıza geleni söyleme hakkınız mı var ?

– Uluorta toplum içinde ahlaksız tavırlar sergileme cesaretimiz olamaz. Buna sosyal medyada dahil. Cadde ortasında bağıra bağıra küfür edebilecek miyizde, bir yerlere yazarak içimizdekini kusma cürretini gösterebiliyoruz.

– Herşey hakkında konuşabileceğini sananlar ! Siz mantıklı düşünen ve herşeyi konuşarak kendi kılıfına uydurabileceğini sanan lâkin sadece laf kalabalığı yapan ve sonuçta kaybedenlersiniz. Düşünmeden konuşan, konuştuklarında batan bu kişiler benden uzak olsunlar.

– Saygı çerçevesini kaybeden, özgürlük düşüncesi altına gizlenen ve bu sayede başkalarının özgürlüğünü istediği gibi taciz edenler. Biraz büyüyün. Özgürlük her istediğini yapabilmek midir, bir kez daha düşünün ? Başkalarının özgürlüğünü gasp ederek güçlü olduğunuzu sanıyorsanız aldanıyorsunuz. birgün sizinde özgürlüğünüz elinizden alınacaktır bilesiniz.

– Okumalıyız. Herşeyi okumalıyız. Fakat neye inanacağız bilemiyorum. En iyi köşe yazarı bile olsa bu adam gerçekten doğrularımı yansıtıyor nasıl güvenebileceğiz ? Artık neyi okumalı, neyi öğrenmeliyim bir kez daha düşünüyorum.

– Artık başkalarının işlerini burnumuzu sokmaktan vazgeçme zamanımız gelmedi mi ? Dışarıdan göründüğü gibi yorum yapmaktan sıkılmadık mı ? Yargısız infazlar kişilere uydurduğumuz kılıflar aslında kendimizi gizleyişimiz değil mi ? Başkalarının eğrilerini konuşmaktansa kendi eğrilerimizi doğrultma zamanıdır.

– En son ne zaman annemize, babamıza sevdiğimizi söyledik ? En son hatalarımız için onlardan özür diledik. Ölümlü dünya değil mi ? Yarın geç olmasın, üzülürüz sonra…

NOT : Kendime özeleştirilerdir aslında