Browsing "Düşümdekiler"

Durduğum Yerden Başka Görünüyor Dünya

Tesadüflere inanmadım hiçbir zaman. Benim için sebepler vardır ve zamanı geldiğinde yaşanacaklar. Yaşadığım iyi veya kötü her şeyin bir amacı olduğunu biliyorum. Kimisi olgunlaşmam için, kimisi ders almam için. Boşuna değil hiçbir şey.

Ruhun doymadığı, sevgiyle çevrilmediği bir hayatı istemedim hiçbir zaman. Paranın, malın, mülkün kölesi olmamayı hayatımın en önemli parçası haline getirdim. Dahası en önemli varlığın aşk, sevgi, huzur, mutluluk olduğu bir yaşam sürmeyi, bu yolda yürümeyi, bu yolda benimle yürüyecek bir insan için herşeyi adamayı seçtim. Hatalar yanlışlar, yanlış duraklar. Korkular, hüsranlar, kayboluşlar. Bu süreçte değişimde kaçınılmaz oldu benim için.

Son 3 aydır güzellikler çevremi sarmış durumda. Hayatı bir çok pencereden izlemek, güzellikleri onunla izlemek. Değeri ölçülemez bir mutluluk ve huzur. Tarif edilemez duygular içerisindeyim ve bunun tek bir sebei var ‘O’… Her zaman bir insanı harekete geçirecek başka bir eşin olduğunu düşünürüm. Ben o kişiyi buldum. Hemde her şeyden vazgeçtiğim bir zamanda. Elimi tutacak beni kendime getirecek birisini. Beni tanıyanlar bilir. Öyle dünyaya dair maddi heveslerin peşinde birisi değilimdir. Benim için hayatımı sürdüreceğim insan her şeyin ötesin, üzerinde gelir. İşte şimdi tüm güzellikleri fazlasıyla hakedecek, benim gibi deli dolu, aynı yolda yürümek için can atan birisi var yanımda.

Şimdi tüm gülümsemelerim onun için. Onunla başka bir yerden bakıyoruz.

Farkında(mı)sın

Farkında(mı)sın

Bir yağmurun ardına gizlenmiş kendi fırtınalarını arıyorsun
Sakın durma fırtınlarında kendi özgürlüğün gizli
öyle güzel saklıyorsunki sen bile farkında değilsin belki
umut yüklediğin yarınların dünün olmaya çoktan hazırf
nasıl mı
doğmayı bekleyen minik eller gibi kenetlenircesine ve delirircesine
sen sen olabilmenin farkına vardığın an bulacaksın dünyanın o muhteşem anını
bulmayacağın tek bir şey var ki o da hüznün kararttığı geceler
gecelerin koynunda herşeye inat haykıracağın günler gelecek
işte masal diyarından çıkan ruhunu o an kucaklayacaksın
ve bilinmezliğin bir anda adanmışığın olacak
gerçekten mi demene gerek yok
biliyorsun gerçekliğin çok yakın olduğunu ve bir kucak mesafesi uzağında olduğunu
korkma
sakın korkma ! ! !
korkuların senin yoldaşın olacak
beraber güleceksiniz hayata
hayat sizden memnun olacak
duracak karşında en sağlam adımları ile
yıkacaksın korkularını bir ateşin içinde bırakarak
işte o gün yağan yağmurlar senin için yağacak
sana baharını müjdeleyerek….

Aşk Mektupları – Halil Cibran

[singlepic id=42]

Lübnanlı olup Amerika’da yaşayan Halil Cibran’ın Filistin’de doğan Mey Ziyade ile mektuplaşmalarını içeriyor kitap. Halil Cibran ölene dek yaklaşık 20 yıl devam ediyor bu yazışmalar. İşin ilginç yanı, ikisi de birbirini hiç görmüyor..

Uzun bir zaman önce okuduğum okurken büyük keyif aldığım bu kitabı şimdi tekrar okumaya başladım. Mutlaka okuyunuz…

İşte o harika eserden bir bölüm..

“Keşke sesimi kanatlandırmak ve mırıltılarımı şarkılara döndürmek için burada olsaydın. Yine de “yabancılar” arasındayken görünmez bir “dostum” beni dinleyip tatlılık ve duyarlılıkla gülümsediğini bilerek konuşacağım.”

“Sana karşı taşmalarım – ne demek bu? Bütün bunlarla ne demek istediğimi gerçekten bilmiyorum. Ama senin sevdiğim olduğunu ve sevgiye saygı duyduğumu biliyorum. Şunu tamamen bilerek söylüyorum ki, aşk en azından büyüktür. Aşkın eşlik ettiği yoksulluk ve sıkıntılar sevgisiz zengilikten çok daha iyidir. Bu düşünceleri sana itiraf etmeye nasıl cesaret edebiliyorum? Böyle yaparak onları yitiriyorum… yine de bunu yapmaya cesaret ediyorum. Tanrı’ya şükürler olsun ki bunları söylemeyip yazıyorum, çünkü şu anda burada olsan, hemen geri çekilip uzunca bir süre senden kaçarım ve söylediklerimi unutuncaya kadar da beni görmene izin vermem. … Güneş ufukta kayboldu, harika şekilli güzel bulutların arasından parlak tek bir yıldız belirdi, Venüs, Aşk Tanrıçası. Bu yıldızda bizim gibi aşk ve arzuyla dolu insanlar mı oturur acaba? Acaba Venüs de benim gibimi ve kendi Cibran’ı mı var -kendi uzakta ama aslında çok yakında olan güzel varlık- ve acaba o da şu anda, ufukta titreyen alacakaranlıkta, alacakaranlığı karanlığın izleyeceğini ve karanlığı ışığın izleyeceğini ve günü gecenin izleyeceğini ve geceyi günün izleyeceğini ve sevdiğini görmeden önce bunun defalarca tekrarlanacağını bilerek ona mektup mu yazıyor? Ve böylece alacakaranlığın ve gecenin bütün yanlızlığı hiç sezdirmeden ona yanaşıyor. O zaman o anda elindeki kalemi alacak ve karanlıktan, bir adım kalkanına sığınacak: Cibran

Bazen uzakta olan bir dost, yakında elinizin altında olan bir arkadaştan daha iyidir

Her ruhun bir mevsimi vardır. Ruhun kışı ne baharı gibidir ne de yazı sonbaharı gibi

Benliğin tüm özellikleri içinde karamsarlıktan daha kötüsü yok. Hayatta hiçbir şey kişinin kendisine “sen yenildin” demesinden daha zor bir şey olamaz.
…karamsarlık sesi olmayan, sessiz bir histir.”

Çıkmaz Sokak

Ne zamandır içimde birikmiş, pıhtılaşmış kirli pis havaya bulanmış zehiri dışarıya atmak istiyorum.

Y O R U L D U M ! ! !

Avazım çıktığı kadar bağırmak istediğim anlar hiç eksik olmuyor başımdan. Ruhum kanayan bir yaranın esiri olmuş haberim yok. Kendimi çıkmaz dar bir sokakta buluyorum çoğu zaman. Sağa bak sola bak her taraf üzerime geliyor sanki. İş, özel hayat hepsi birbirine karışmış arapsaçı olmuş sanki. Aslında yaıpılacak, yapmam gereken birçok şey var. Zamanımı karamsarlığımın içinde harap ettiğim bir gerçek ama bir mucize bekliyorum galiba. Herşeyi düzene sokacağım bir an gelecek ve benim o ana hazırlanmam gerek.

14.08.2009

Sayfalar:123»