Yine bir bayram günü ve ben yine yalnız geçiriyorum. Bu kaçıncı yalnız bayramım bilmiyorum. Aslında yalnız olmak benim tercihimdi ancak yinede hüzünlenmediğimi söylesem yalan olur.

Eski bayramlar diye başlayan cümleler bile sinirimi bozuyor. Hep eskiye olan özlem bitmiyor bu konuda. Aslında hak vermiyor değilim. Eski bayramların tadı hala damağımda. Peki noldu da bu hale geldi. Neden eskisi gibi değil bayramlar bile ? Sorular sorgulamalar. Bitmeyecek gibi görünüyor lâkin bir yerden irdelemeye başlamak gerek sanırım.

Hayat telaşında kapılıp gittikçe ister istemez uzaklaşıyoruz herşeyden. Ki günümüzde birçok değer duygu bu yüzden yok olmuyor mu? İnsanlar birbirlerine saygılarını kaybetmediler mi? Bir sıcak tebessümü bile çok görmüyor muyuz, tanımasakta, birine. Sevgi sözcükleri kuruyoruz sevginin kendisi bile ortada yokken. Herşeyi nesneleştiren bir yapıya büründük. Duygularımızı bile elle tutulur şeyler haline getirdir. Sahteleştirdik birbirimizi. Ama neden neden bunu yaptık? Önem listemiz mi değişti hayata karşı? Yoksa hayattan memnun değil miyiz? Ya da hayat mı bizden memnun değil. Sordukça sorası geliyor insanın. Bitmek bilmiyor değil mi sorular.

Kafam karmakarışık. Sorular o kadar çok ki hangisini cevaplayacağımı bilemiyorum. Bayram başlığı attık yazıya ama bayramdan uzaklaştık. Bu yazı bile bayramlardan ne kadar uzak kaldığımı gösterdi bir an ve daha hüzünlendim yalnızlığıma. Ki her arayana telefonda; nasılsın nasıl geçiyor diye soruşlarında, iyiyim keyfim yerinde vs diyorum içimdeki sessiz çığlığımı bastırarark. Üzmemek için sevdiklerimi. Ama şimdi ne isterdim derseniz O’nu demekten alıkoyamacağım kendimi. Yalnızlığımın son bulduğuna inandığım sevgili olsa bayramlar çifte bayram havasında geçicek biliyorum.

Hepinize iyi bayramlar…

Artık byarmları yalnız geçirmek istemiyorum. Hem de