Hoşgeldiniz! Bizi takip edin.

Yalnız(lık) SEN

// Kasım 28th, 2009 // 2 Yorum » // Düşümdekiler | 35 kez okundu

Oturdum kalem kağıt elimde yazmaya başladım yine sana. Nerden nasıl başlayacağımı bilmiyorum aslında. Kalem elimde ve kağıt üzerinde kendi yolunu çiziyor şuan. Sonucunu bende merak ediyorum senin gibi.

Sana dair yazmak, seni yazmak hem çok kolay, hem çok zor benim için. Biliyorum bu tezatlık neden diye geçiriyorsun içinden. Göz bebeklerin hayret ifadenden dolayı biraz daha büyüdü. Hatta ani bir derin nefes aldın belkide. Tezatlık sana olan duygularımdan. Tezat olan duygularım değil elbette panik yapma. Yazmaya başlayınca ardı arkası kesilmiyor bazen. Öyle yoğun olunca insan, yazacak şeylerde bitmiyor. Ama bu yoğun sevgi seli ile bende tıkanıp kalınca yazmak zor oluyor işte. Ama şu an yanımda değilsin ve ben çok yalnızım. Her an beni düşünüyorsun biliyorum. Aklında bir yığın hayal ve sen hepsini yaşıyorsun benimle. Böyle uzak olunca tenin tenimde olmayınca, inan zor herşey. Hele senli zamanları yaşadı ya bu deli gönlüm. Şimdi o tatlı anların yüreğimdeki izleriyle seni özlüyorum.

Bak yine tıkanıp kaldım. Kelimelerim sesli harflerini kaybetmiş sanki. Sana seslenmek istiyorum sesim çıkmıyor.

Gülümseyişlerini süsleyen o gözlerin gözlerimin önünden gitmiyor. Ne bekliyorsun hadi sarılsana bana diyorlar yine. Senin şefkatine ihtiyacım var bilmiyor musun diyorsun sessizce. İçim içime sığmıyor işte o zamanlarda. Sıkıca sarıyorum seni, içime hapsedercesine. “Dur nefes alamadım” desende durmak istemiyorum. Biliyorum Yalnız Sen varsın bu gönülde.

Offf. Susuyorum yine. Ama konuşmaktan vazgeçtiğim için değil. Hislerimi anlatacak bir ses bulamadığım için.

Seni Seviyorum..Benimle Kal…

28.11.2009

Bayramlar bayram değil artık

// Kasım 28th, 2009 // Yorum Yok » // Lakırdı | 125 kez okundu

Yine bir bayram günü ve ben yine yalnız geçiriyorum. Bu kaçıncı yalnız bayramım bilmiyorum. Aslında yalnız olmak benim tercihimdi ancak yinede hüzünlenmediğimi söylesem yalan olur.

Eski bayramlar diye başlayan cümleler bile sinirimi bozuyor. Hep eskiye olan özlem bitmiyor bu konuda. Aslında hak vermiyor değilim. Eski bayramların tadı hala damağımda. Peki noldu da bu hale geldi. Neden eskisi gibi değil bayramlar bile ? Sorular sorgulamalar. Bitmeyecek gibi görünüyor lâkin bir yerden irdelemeye başlamak gerek sanırım.

Hayat telaşında kapılıp gittikçe ister istemez uzaklaşıyoruz herşeyden. Ki günümüzde birçok değer duygu bu yüzden yok olmuyor mu? İnsanlar birbirlerine saygılarını kaybetmediler mi? Bir sıcak tebessümü bile çok görmüyor muyuz, tanımasakta, birine. Sevgi sözcükleri kuruyoruz sevginin kendisi bile ortada yokken. Herşeyi nesneleştiren bir yapıya büründük. Duygularımızı bile elle tutulur şeyler haline getirdir. Sahteleştirdik birbirimizi. Ama neden neden bunu yaptık? Önem listemiz mi değişti hayata karşı? Yoksa hayattan memnun değil miyiz? Ya da hayat mı bizden memnun değil. Sordukça sorası geliyor insanın. Bitmek bilmiyor değil mi sorular.

Kafam karmakarışık. Sorular o kadar çok ki hangisini cevaplayacağımı bilemiyorum. Bayram başlığı attık yazıya ama bayramdan uzaklaştık. Bu yazı bile bayramlardan ne kadar uzak kaldığımı gösterdi bir an ve daha hüzünlendim yalnızlığıma. Ki her arayana telefonda; nasılsın nasıl geçiyor diye soruşlarında, iyiyim keyfim yerinde vs diyorum içimdeki sessiz çığlığımı bastırarark. Üzmemek için sevdiklerimi. Ama şimdi ne isterdim derseniz O’nu demekten alıkoyamacağım kendimi. Yalnızlığımın son bulduğuna inandığım sevgili olsa bayramlar çifte bayram havasında geçicek biliyorum.

Hepinize iyi bayramlar…

Artık byarmları yalnız geçirmek istemiyorum. Hem de

Sus ! ! !

// Kasım 19th, 2009 // Yorum Yok » // Düşümdekiler | 114 kez okundu

sus simdi…
sana anlatacagim umutları dinle. anla ve sev herseyiyle…
korkma. sakın korkma. yarınlara gidecek gucumuz var bizim..
yarınlarla savaşacakta.. ne onlardan korkuyorum ne de yarınlardan.
korkuyorsam bilki senin yoklugundan bir tek.
ne sevgisizlik ne de caresizlik benimkisi. birtek sensizlik.

bugun bu heyecana esir oluyorsam senin yuzunden. yalnız senin sevginden bu titreyişlerim.

kapatma kacırma gozlerine sonsuzlugumuzdan. ne olacaksa olsun gelecege dair. yeterki sensiz olmasın.
biz boylesine yanıyorsak sence bosuna mı sevgili?
bosunamı titreyişler, kayboluşlar..
sen diye haykıran bu gonlum bosuna mı direniyor senin için.
HAYIR. hayır asla değil. asla boş değil.
nasıl goz ardı ediebilir ki bu duygu seli.
nasıl hiçe sayılır benim senin için yanışlarım.

oysaki uyumaya korkar olan ben değilmiyim. sabahlara kadar seni dusunmek için uykusuz kalan. her uykusuzluguma kızan sen değilmisin..

şimdi canımı acıtırcasına atıyorsa bu kalp. bizim için sadece.
sadece senin bir gülüşünü tebessümünü yaşamak için.
yüzündü huzurumuzu gormek için.

hadi şimdi gulumse herşeye inat ve herkese baş kaldırıcasına haykır o sozcukleri.

17.11.2009 – sevgiliye ithafen

Time Traveller’s Wife(2009)

// Ekim 22nd, 2009 // Yorum Yok » // Sinemasal | 135 kez okundu

time_travellers_wife_afis

Uzunbir aradan sonra keyifle izlediğim bir filmdi Time Traveller’s Wife. Zamanda kendi isteği dışında yolculuk eden ve hayatının aşkı ile tanışmaları ve yaşamlarını konu alan bir filmdi. Çok mutluluk verici bir filmdi. Heleki yanımda izlemeye değer birisi olunca:) Mutlu sonla bitmedi belki, hoş mutlu sonla biten hikayelerden sıkıldık sinema sahnelerinde. Ama kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Fragmanı mutlaka izleyin yazının devamında :)
Devamını okuyun

Can’ın Acıması

// Ekim 22nd, 2009 // Yorum Yok » // Düşümdekiler | 69 kez okundu

Bir yanım tutmuyor bu saatte. Sol yanımda dinmeyen sızı. Kızıyorum, sessizce bağırıyorum kendime. Kokruyorum :(

İnsan kendi canını yakar mı? Yakıyor işte ? Düşüncesizce, aptalca, diline hakim olamıyor. Dudaklardan sıyrılıp giden sözcükler kırıyor bir kalbi(mi).

Canım acıyor, yanında olmak istiyorum. Sarılmak sıkıca. Üzgün olduğumu anlatmak kalp atışlarımda.

Kırık Kalem

// Ekim 15th, 2009 // Yorum Yok » // Düşümdekiler | 140 kez okundu

kirik_kalem

kalemimin ucu kırılmış
açacak hiçbir şey yok
bir sevdayı yazmak için daha sert bastırmaktan başka çaremde yok
yazarken ellerime kan otursada acıtmıyor canımı
seni yazıyorum
ne acıtabilirki beni
yokluğundan daha acı ne olabilir ki
bir tutam yeşil yapraga sarıp devam etmeyecek miyim yazmaya
pes deyip yeter deyip isyan mı edeceğim
ASLA ! ! !

Devamını okuyun